ngn_063_small.jpgAhu Türkpençe’nin Radyo Pink’te yayınlanan bir başka yazısı;

Uykudan önce…bir dua

Dönmek istiyorum.

Kendimi sevdiğim eski günlere dönmek …

Yüzümün güldüğü, sağlıklı hissettiğim, bugün ne giysem diye özendiğim o güneşli cumartesileri özlüyorum.

Tekrar kendimi bir sevebilsem…

Daha az yiyip daha çok güldüğüm, ama bugünkü gibi yalandan değil, katila katila, midemin ağrıyıp, yanaklarimin acıdığı zamanlara dönmek…

Akşam vakti, şöyle bir durup kendimi dinlediğimde huzurlu olduğumu görmek, sabah kalktiğimda da ayni hissetmek…

İstiyorum işte ne yapayim, sıkıldım artık bu halimden. Kirkbeşinde surati hep ciddi, çok bilen ukala bir kadin olmaktan sıkıldım… hala işini iyi yaptiği için şirketinin vazgeçemediği, ama kocasinin çoktan terk ettiği yalnız bir kadin olmaktan, çocuklari gelip haftasonlari onu ziyaret etsin diye uydurma kutlama yemekleri yapmaktan sıkıldım.

Kizim her geldiğinde önce ilgilenmiyormuş gibi yapip, sonra yavaş yavaş ağzindan laf almaya çalişmaktan, yeni ilişkisini benimle paylaşsin diye gözünün içine bakmaktan sikildim. Hem bu beni gücendiriyor da…

Olur ya ailenin toplandığı bir gün, söyle keyifli bir sohbet geçer diye umut etmekten, canı gönülden anlatip, dinleyecek birini beklemekten sıkildim.

Kendimi oyalamak için deli gibi sardığım şu bulmacaları sevmiyorum aslinda, sadece zaman geçsin diye okuduğum kitaplari da. Yaptiğim alişverişlerde, ayni eteğin üç farkli rengini aliyorum,ama sadece birini giyiyorum herkez farkinda; yine de kimse birşey söylemiyor, birşey yokmuş gibi davraniyorlar ya… sinir oluyorum.

Sabah kalkmaya… aynaya bakmaya…kendime sinir oluyorum.

Gazetedeki yazıda öyle diyordu; önce sevmediğiniz, sıkıldığınız yanlarinizi alt alta yazin, sonra listenin karşısına geçip, teker teker yüksek sesle okuyun. İşte listem bitti , ama asıl şimdi zor bölüme geçiyoruz. Tüm bu özellikleri değiştirme yolunda adım atmak!! Kendimi bu kadar yaşlı ve halsiz hissetmemi de eklesem mi listeye, çünkü öyle; öyle hissediyorum ki değil listeyi değiştirmek ayağa kalkacak bile halim yok. Annem hep insan önce kendine güvenmeli derdi, şimdi bu listeyi görse ne güler…böyle şeylerle işin olmasin, sen sana bak önce derdi.

Kirkbeşimdeyim, anneyim ,ama hala kuramıyorum böyle havalı cümleler. Ve bazen, hala çocukluğumdaki gibi rengarenk kanatlı bir perinin gelip sihirli değneğiyle beni değiştirmesini beklerken buluyorum kendimi.

Oysa değişimin bu kadar da zor olmamasi gerek.Utaniyor muyum acaba, kim ne der diye. Utaniyor muyum başka bir kadin olup, başka bir hayat yaşamaya.

Bu yaştan sonra yüzünün kizarmasi komik , kalan zamani değerlendirmeye bak diyorum kendime; ama alişkanliklar, ve kocaman kemikleşmiş bir geçmiş var içimde.Yine de ilk adimi attim, vazgeçmemeli ve gerisini de getirmeliyim. Tekrar mutlu olma şansim hala varken…yaşamayi seçmeliyim.

Her hikaye mutlu bitmez, ama benimki öyle olmali. Çünkü en büyük güç bende , inaniyorum kendime.

Bir de içimde kocaman bir umut var ki, beni hiç birakmayacak gibi…

Yayınlanma tarihi: 04 Aralik 2006 Pazartesi, özel işlerimden dolayı buraya eklemekte biraz geciktik :)